Beşiktaş taraftarının içinden bir ses olan spordepor.com yazarı Ender Yılmaz, fırtınalar kopan Emirhan İlkhan konusu hakkında yazdı.
İnsan beyni  bir şeyin boyutunu, değerini anlamak için bir referansa ihtiyaç duyar. Benzer bir nesne ile kıyas yaparak boyutlarını anlar. Emirhan İlkhan’ın Torino’ya transferi ile ilgili konu da böyle biraz. Beşiktaş Yönetimi ciddi bir hata yaparak özkaynak düzeninin ürettiği en güncel wonderkid Emirhan İlkhan ile zamanında sözleşme uzatmayıp Haziran ayına bıraktı. Bu süreç içinde değerini artırıp herkesin dikkatini çekince sözleşme uzatmak için uygun bir çıkış parası konulmak zorunda kalınmış. Torino da bu parayı ödemeyi kabul edince Beşiktaş Camiasında kıyamet koptu doğal olarak. Yönetim Kurulu şimşekleri üzerine çekti ve biraz da kendini koruma refleksiyle sosyal medyadaki taraftar üzerine salvo atar misali zehir zemberek cevap yetiştirdi. Neden Beşiktaş Taraftarı İsyan ediyor? Bunun sebebi biraz da Fenerbahçeli Arda Güler. Bu iki wonderkid Türkiye’nin dünya futboluna hediye edeceği kuvvetle muhtemel yıldızlar. PR açısından Arda daha önde ama performans olarak Emirhan daha önce yol almaya başladı. Bazı futbolseverlere göre Arda, bazılarına göre Emirhan daha iyi futbolcu. Zihinlerde birinin değeri ne ise diğerinin değeri de ona kıyasla belirlenir. Bugün Arda için 20 milyon avronun üstü beklendiği dillendiriliyor. Tabi ki bu değere ulaşmasına daha zaman var ancak gidişat da biraz bu yönde. İşte bu noktada kıyas devreye giriyor ve taraftar gözünde Emirhan’ın değerinin çok altında yuvadan uçtuğu kanaati oluşuyor. Bu Konunun başka boyutları da var! Mesela Beşiktaş Özkaynak çıkışlı oyuncuların Beşiktaş’ı bir basamak, hatta ayağa dolaşan bir ip gibi görmeleri. Bu konuda “Kulübe Aidiyet Duygusu”nun doğru düzgün verilmediği görülüyor. Önce Rıdvan’ın sonra da Emirhan’ın transfer ile ilgili “Avrupa’da oynama isteği öne sürerek ilk fırsatta yuvadan uçmaya çalışmaları taraftarı irite ediyor. Galatasaraylı Ozan Kabak’ın çıkış maddesi 7.5 milyon olmasına rağmen oyuncunun ayak diremesi üzerine 11.5 milyon avroya gitmesi olması gerekene iyi bir örnektir. Diğer yandan Arda Güler açısından da Emirhan’ın transferi olumsuz bir değer kaybına yol açtığı düşünülebilir. Sonuçta kıyas gerçeğin önemli düşmanlarından biri. Yarın Arda için gelen teklifleri Fenerbahçe yeterli bulmayabilir. Beşiktaş Kulübü bu yıl yepyeni bir yapılanmaya gitti. Öncelikle fizik oyununa dayalı bir sistem kurmak için Valerien Ismaél’i takımın başına getirdi. Türkiye’deki futbolcular kalburüstü Avrupa Ligleri için taktik ve atletik yetersizlikleri yüzünden pek tercih edilmiyor. Özellikle PL’ye gidenler pek tutunamıyorlar. BJK Yönetimi kendi özkaynak oyuncuları için bu pazarı hedefliyor gibi görünüyor. Buralara yapacağı oyuncu ihracı sayesinde kulüp borçlarını indirebileceklerini düşünüyorlar. Bu açıdan baktığımızda Rıdvan, Emirhan hatta Ersin’in transferleri alttan gelecek gençlere yer açacak, onların başarısı da Avrupa Kulüplerinin dikkatini Beşiktaş Özkaynak futbolcularına çekecektir. Beşiktaş Yönetimi bu konuda gerekli dersleri çıkarmalı! Beşiktaş’ın yaklaşık 300 milyon dolar borcu var. Artık ayağını yorganına göre uzatmak zorunda olan bir yönetim anlayışına sahip. Elbette hatalar yapıyorlar, zaman zaman tenkit edilmeyi de hak ediyorlar. Emirhan ile Ocak Ayında sözleşme uzatılmaması %15 sonraki satıştan gelecek kar payına rağmen bir hatadır. Çıkarılacak dersler elbette vardır. Mesela Özkaynak oyuncularının A Takıma çıktıklarında verilen maaşların makul seviyelere çekilmesi, Özkaynak Oyuncularını, futbolcuyu mal değil insan olarak gören ve bu onları yetiştiren kulüplere saygı duymayı bilen menajerlere yönlendirmek, Altyapı Hocalarına iyi eğitim ve daha cazip maaşlar vermek vs… Göğe Bakalım! Taraftar haklı tepkisini makul bir seviyede tutmalı. Altta daha çok Emirhanlar, Rıdvanlar var. Onlara odaklanmalı, desteklemeli, bağrımıza basmalıyız. Emirhan umarım çok başarılı olur. Beşiktaş’ı ve Türk Futbolunu en iyi şekilde temsil eder. Bazen yanlış gibi görünen kararlar zaman içinde doğru sonuçlar verebiliyor. Unutmamak lazım, Emirhan takımda kalsaydı sakatlık, formsuzluk vs. sebepler yüzünden belki de kaybolup gidebilirdi. Bu konu bir “Nihat’ı Satan Şampiyonluğu satar” durumu değil. Bence bu noktada Baba Hakkı gibi bakmak gerekiyor. Hani efsane iki oyuncusunun Fenerbahçe’ye gitmesinden sonra “Şenollar,Birollar gider Sanlılar,Yusuflar gelir” demişti ya. Hadi öyle yapalım. Hep beraber Göğe Bakalım.