Beşiktaş, sahasında Trabzonspor'u 2-0 mağlup etti. Spor yazarları karşılaşmayı değerlendirdi.

Fernando Santos: Turu geçen taraf olmalıyız Fernando Santos: Turu geçen taraf olmalıyız

Spor yazarlarının yorumları şu şekilde: 

Gülengül Altınsay: "Yirmi dördüncü haftada da Beşiktaş farklı bir 11’le sahada. Bu kez rakip Trabzonspor olduğu için belki Fernando Santos daha defansif dizilişte bir kadro çıkarmış. Amartey’i savunma dörtlüsünün önüne koymuş fakat o sık sık stoperlerin arasına giriyor. Gedson Fernandes de geriye kaçınca takımın daha çok savunmada kalması kaçınılmaz oluyor. Beşiktaş hücuma 3-4 futbolcusuyla ve ancak uzun toplarla gidebiliyor. Zaten dakikalar geçiyor ama daha ileride oynayan, rakip ceza alanına daha fazla giren taraf Trabzonspor. Bakın ilk yarı Trabzonspor’un 13 kez ceza alanına girmesine karşın Siyah-Beyazlılar 4 defa girebilmiş. Ama Beşiktaş’ın gencecik bir Semih’i var. Ender bulunan bitirici/golcü kumaşına sahip. Her açıdan kalenin boşluğunu görebiliyor.

2. yarıdaki Beşiktaş’ın ilk atağında alıyor, düşmüyor ve bitiriyor. 2. golü de atıyor. Böylece takımını rahatlatıyor. Dahası ülke futbolu için ümit saçıyor. Doğrusu Semih’e çok güveniyordum ama benim bile beklentimin ötesine geçti o. Evet sonuçta Beşiktaş’ın 2 golü var ama zaten kaleyi bulan şut sayısı da 2 zaten. Yani hâlâ kazanmaya yönelik bir futbolu yok." (Cumhuriyet)

"HÜCUM GÜCÜ YUKARIYA ÇIKACAKTIR"
Güntekin Onay: "Dün Semih Kılıçsoy dışında üzerine çok da fazla konuşulacak bir maç olmadı. Beşiktaş, kazanma arzusu ve oyun disiplini ile krizdeki rakibini geçerken siyah beyazlıların iyi futbol oynadığını söylemek iyimserlik olur. Arthur Masuaku ve Vincent Aboubakar takıma katılıp, Rachid Ghezzal da hazır olunca Beşiktaş’ın hücum gücü daha da yukarıya çıkacaktır." (Hürriyet) 

"SEMİH'İ İZLEMEYE DOYAMIYORUM"
Ali Ece: "Semih sahadayken top sürekli ona gelsin istiyorsunuz, Beşiktaş’ın kalan oyuncularının kalite yetersizliği nedeniyle top Semih’e az gelse de öz geldi. Attığı ilk golde Semih soluyla öyle nefis bir şut attı ki adeta “Benim zayıf ayağım yok, diğer ayağım var.” demeye getirdi. Semih ilk golde soluyla vururken ikinci golde sağıyla adeta rakiplerini peşinden süründürdü. Cruyff futbolda her dezavantajın bir avantajı vardır yeter ki kullanmayı bilin derdi. Semih’i izlemeye doyamıyorum, keşke sağında Sergen Yalçın dönemi seviyesindeki Ghezzal veya 2016 model Quaresma, solunda Şenol Güneş dönemindeki Babel, arkasında Sosa-Talisca kalitesindeki oyuncularla oynayabilse de daha çok ve daha etkili olabileceği pozisyonlarda topla buluşabilse!" (Fanatik) 

"ARINMA SEZONU OLARAK GÖRÜLMELİ"
Olcay Çakır: "Trabzonspor oyuna kötü başlamadı. Kötü de devam etmedi. Mevcut kadroya Trezeguet’in katılımı bile oyunda gözle görülür farklar oluşturmaya yetmişti. Net penaltısı verilse senaryo farklı bir yere evrilebilecekken, dönen topun gol olması oyunda tüm dengeleri ev sahibi lehine çevirmiş oldu. Visca ve Trezeguet arkalarındaki beklerine rağmen güzel toplar taşıdılar. Beklerin gelişimini beklemek yerine, yerlerine şimdiden oyuncu bakılması şart. Trabzonspor’da çok mevki oyuncu istiyor. Bekler, merkez, stoper hattı tümden değiştirilmesi gereken alanlar... Berat-Mendy ikilisi güzel başladıkları oyunda yine Berat merkezli düşüşler yaşadı. Tüm bunlara rağmen net pozisyonları da oldu Trabzonspor’un. Belki de bu sezon, tüm olumsuzluklara, eksikliklere ve yetersizliklere rağmen de en iyi oyunlarından birini oynadılar. Kayıp sezon, büyük bir arınma sezonu olarak görülmeli. Değişim ve dönüşüm için fırsat sezonunda bundan iyi yüzleşme olmayacaktı belki de. Öyle bakıp, devam etmek şart." (Fanatik) 

"MAÇIN KIRILMA ANI VAR'IN YOKLUĞU"
İskender Günen: "VAR niye var? Takıma göre neden farklı? Takıma göre ya da güce göre 'VAR' oluyor. Bu maçın kırılma anı VAR'ın yokluğu. İlk yarı ceza sahasında Trabzonsporlu Bardhi'ye yapılan bir pozisyon var ki VAR ortalarda yok. Bana göre kesinlikle penaltı ile değerlendirilecek bir pozisyon. Eğer VAR devreye girse, penaltı gerçekleşse dünkü maçta böylesi bir skor ortaya çıkar mıydı? Sorgulanması gereken ve dünkü maçın özeti olan olay bu." (Sabah)

Editör: Arda Erden