GALATASARAY HABERLERİ: Sözlerine kolay bir basın toplantısı olmayacağını söyleyerek başlayan Erden Timur’un açıklamalarından öne çıkanlar ise şöyle;

Kolay bir basın toplantısı olmayacak tabii. Elimde olmayan nedenlerden dolayı 1 aydır, belki 1 ayı daha geçkindir gündemi meşgul ettiğim için kamuoyundan özür diliyorum. Ben şampiyonluktan 1-1.5 ay önce başkanımıza konuyu ilettim. Yönetim listesi verilmeden önce, yönetimde olmamla ilgili kendi talebini iletince, yakın çevreme de söylüyorum, o zaman ilettim. Şampiyonluk yarışı olduğu için bunu o an söylemek mümkün değildi.

"MESAJLARI OKUSANIZ AĞLARSINIZ"

Konu şuna döndü, nazlandı falan. Öyle olmadı. İzah edeceğim. Şampiyonluk gününe kadar kimse böyle bir şey diyemezdi. Reddederdim. Şampiyonluk en önemli şey. 2 gün sonra açıklayabilirdim ama öyle değil. Süreç uzadıkça zarar verdiğimi bile bile devam etmem gerekiyordu. Yazılı açıklamadan basın toplantısına dönmemin nedeni bana gönderilen şahsi mesajları, okusanız ağlarsanız, bunlar camiadan önemli insanlar, özellikle göndermişler.

"HAKKIMDA SERVİSLER YAPILDI"

Sosyal medyadaki bol takipçili hesaplara, bu şeyleri göndererek, biz kaç yaşında insanlarız, bizleri de reddediyor, bu işin altında başka bir iş var diye herkese bir servis. Allah'ın işi ya bu, tanımadığım insandan öğrendim bunu. Onlara yakın birisi herhalde, bilmiyorum. İnsani değerlere değer veren biri. 'Hep bu insanların içerisindeyim, herhalde 1 yılı aşkındır olumlu hiçbir şey duymadım abi, sen bize şeytan gibi anlatılıyorsun' dedi. Bu maksatlı şeyi gördükten sonra ben anlatayım dedim.

"İÇERİDEN OLUNCA ÇARESİ OLMUYOR"

Bu kadar iftirayı, samimiyetsizliği sayabilirim, Galatasaray edebinde anlatabilirim bunları. Ben insan olarak bu tip şeylere duyarlı olması gerektiğine inanıyorum. Normal ben, haksızlığa çok çabuk tepki koyan, insani bir yanlış varsa orada durmayan, 10 yaşından beri arkadaşlarım dışında doğru düzgün arkadaş çevrem yoktur. Çevreme başka birisini almakta bile çok zorlanıyorum, çıkar ilişkilerinden dolayı. Aslında belki 1-2 ay sabredebileceğim bir yerde son 13-14 ayı aşkındır devam eden yoğun, planlı, kasıtlı, her noktasında yüzlerce kişi tarafından yapılan, binlerce insana ulaşan haksız, kasıtlı, organize iftiralara dayanmamın tek sebebi Galatasaray. Başka sebep yok. Bu yapılanlardan dışarıdan, rakipten değil!

İnsanın onuruna, hayatına, çoluğunun çocuğunun rızkına, iş hayatına yapılan her türlü iftira bir noktadan sonra katlanılabilir değil. Bu dışarıdan değil. Dışarıdan yapılınca her şeye tamam, onu da önemsemiş olursam sürekli açıklamalar yaparım, Galatasaray'ın çıkarlarını savunurum. İnsanın işini gücünü etkiliyor ama problem değil. İçeriden olunca çaresi olmuyor.

Okan Buruk, Fenerbahçe'den 3 futbolcuyu öve öve bitiremedi! Okan Buruk, Fenerbahçe'den 3 futbolcuyu öve öve bitiremedi!

"TUTUNACAK HİÇBİR DALIM YOK"

İki şey yapabilirdim; kendi değerlerimi önceller istifa ederdim ya da sayılı günün geçmesini bekler şampiyonluk gelene kadar dayanabilirdim. Bu noktaya kadar getirdim. Seçime kadar götürdüm. Seçim süreci 2 yıllıktı. Seçimin tüm aşamalarında vardım ama seçimde değildim. İstifa etmekten başka çarem kalmadı, tutunacak bir dalım olsa tutunurdum. Aylarca sürdü, son 7 ay özellikle yoğun. Ne yaptığımı ben de bilmiyorum inanın. Ne arsızlığımız, ne hırsızlığımız, ne namussuzluğumuz, ne komisyonculuğumuz... Ben de bırakmayı hiç istemiyorum öyle bir şey var. Ama hiçbir dal yok.

"G.SARAY'IN ASIL BÜYÜK PROBLEMİ İÇERİDEKİ KÖTÜ SİYASET"

Ben o işten nemalanan, o dedikleri kişiysem bırakmamam lazım. O iğrenç insansam, herkes kalmamı istiyor, ne güzel ortam hazır. Suyun başındayım niye gideyim? İnsan ömrü 1 kere. Ben her şeyimi vermeye hazırım, hazırdım, her zaman da hazır olacağım. Bunu da bu 2 senede gösterdim. Asıl Galatasaray'ın asıl büyük problemi olan Galatasaray'ın içerisindeki kötü siyaset. Bu Galatasaray'a 1-2 şampiyonluk zararı vermiyor, sürdürülebilir olmamasının sebebi, bir şeyler iyi giderken kötü olmasının sebebi bu siyaset. 10 şampiyonluk zarar veriyor, Avrupa kupasına mal oluyor. Kötülüğün ürediği yerde hiçbir şey olmaz. Ben buna sonuna kadar inanıyorum.

Bununla mücadele etmek bundan sonra benim hayat vazifem. İçeride durunca bu şeye hizmet ediyorsunuz. İçeride durup bununla mücadele edemezsiniz, bu romantik bir şey. Yapabileceğin tek şey susmak, çıtını çıkarmadan oturacaksın. Konuşursan kavga edersin, şampiyonluk da olmaz, hiçbir şey olmaz.

"TARAFTAR VE CAMİA OLMASA LİME LİME EDİLMİŞTİM"

Bu kişiler Galatasaray'ı düşünenler değil. Temel duygular kıskançlık. Başkanlık için potansiyel aday, ayağını kaydıralım. Tamamen bencil hisler. Bencil hisleri olana gel Galatasaray için savaşalım diyemezsin. Yok öyle bir şey. Tam tersi. Böyle konularda romantik olmayalım. Bu kadar şeye sabretmişiz, emek vermişiz, bir ayağımızın tökezlemesi bekleniyor. Arkamda o kadar taraftar camia olmasa, bu aylardır yapılıyor, kimse yazamıyor. Yazarsa linçlenir diye yazamıyor. Taraftarın sevgisi olmasa lime lime edilmiştim. Gazetecilere binlerce iftira konusu gelmiştir. Bu nasıl bir düzen arkadaş ya.

"40 MİLYON EURO'LUK SPONSORLUK..."

Anlatmak zorundayım şunu, ben kendi bireysel çevremle Galatasaray'a 40 milyon euro gibi bir sponsorluk imzalatmışım, benim sponsorluklarım dışında, şu son 1 senede 40 milyon euro. Bu sene sponsorlukların geldiği noktayı biliyorsunuz. Katkısı olan Niyazi Ağabey'e, İbrahim Hatipoğlu'na, Eray Bey'e teşekkürlerimi iletiyorum.

Galatasaray'ın maç günü gelirlerinde 8-9 katına çıkmasında sonuna kadar mücadele ederek katkı sağladım. Bu sene 2 milyarı da geçiyor. Aklıma gelmiyor. Puma anlaşmasıyla... Şunu yaptım, bunu yaptım ama özür diliyorum, söylemek değil bu. Ne yapılıyor anlatmak için. Söylemek zorunda bırakılmak da doğru değil. Puma, Nike anlaşmasını görüşmelerini tek başıma yaptım.

"MAALESEF AYRILIYORUM"

Tüm bu yaşananlardan sonra, bırakmam için yapılmış da olabilir, yapabileceğim bir şey kalmıyor. Tutmayı düşündüğüm tüm dallar da kırıldıktan sonra artık maalesef ayrılıyorum. Divan Kurulu'nda konuşulanlara alınmışım, ağlamışım... Yok öyle bir şey. Ben nazlı gelin miyim?

"KİM SAHİP ÇIKTI?"

80 milyarlık şirketim var, bana 'komisyoncu' diyorlar. Ben 1 yıl boyunca kan kustum, kızılcık şerbeti içtim. Kim sahip çıktı! Kim ne dedi? Yok öyle şeyler.

Ben sorayım. Sizce Galatasaray'ın sorunu bir sene şampiyon olup olmaması mı; yoksa Galatasaray her ivme kazandığında Galatasaray'a bu kadar bela açan, Galatasaray'ın gelişim, vizyon projesi üretememesini sağlayan, insanları kirleten bu kötü siyaset mi? Hangisi daha büyük sorun sizce?

Editör: Kutay Bilgin