BASKETBOL HABERLERİ: A Milli Takımımızın başantrenörü Ergin Ataman, Eurohoops’a özel açıklamalarda bulundu.

Avrupa’da sezonun sona ermesiyle birlikte A Milli Basketbol Takımımız, hazırlık kampı için İstanbul’da toplandı. Haziran ve Temmuz aylarında yapılacak olan dört hazırlık maçının öncesinde bir medya günü düzenlendi.

A Milli Takımımızın ve Panathinaikos‘un başantrenörü Ergin Ataman, bu medya gününde Eurohoops’un sorularını yanıtladı.

Ataman, Panathinaikos ile geride bıraktıkları sezona dair konuştu:

“Tabii ki Panathinaikos’a giderkenki hedefim kulübü yeniden o eski şaşalı, şampiyonluklarla dolu günlere döndürmekti. Elbette bu kolay olmadı. O salona girdiğinde zaten geçmişte kazanılan altı EuroLeague şampiyonluğunun bayrağını fark ediyorsun, bundan etkileniyorsun. Ben de onu hayal ediyordum, salona ilk girdiğimde ‘acaba biz de bunu yapabilir miyiz, ben de bu salonda ölümsüzleşebilir miyim?’  diye düşünüyordum. Tabii bir sezon önce 17. olmuş, 12 senedir Final Four’a kalamayan bir takımı buraya getirmek çok zordu. Açıkçası ilk başta ben de şampiyon olabileceğimize pek inanmıyordum, tabii bu aşama aşama geliyor. Ben iyi bir takım kurduğumuza ve Final Four’a kalacağımıza çok inanıyordum, oraya kaldıktan sonra da sıra dışı bir başarının olması ve ölümsüzleşmek kaçınılmazdı.”

Ergin Ataman, kariyeri boyunca Anadolu Efes, Galatasaray, Beşiktaş, Siena ve Panathinaikos gibi büyük camialarda yakaladığı büyük başarıların nasıl hissettirdiğini anlattı:

“Açıkçası çok iyi hissettiriyor. Tabii yaşarken bunları çok fazla anlayamıyorsun ama esas önemli olan, tüm bunların ileride çocuklarım için güzel bir anı olarak kalacak olması. Bu başarılarda takdir edilmek ve salonlarda ölümsüzleşmek çok güzel. Tabii bahsettiğimiz camiaların hepsi çok büyük camialar. Yani tarih bir gün Ergin Ataman’ı mutlaka spor sayfalarında yazacaktır, tabii bu da çocuklarım için son derece değerli.”

Koç Ataman, ‘Türk basketbolunda kendi yerinizi nerede görüyorsunuz? sorusuna yanıt verdi:

“Şimdi benim aslında hiçbir zaman ‘Avrupa’nın en iyisiyim’ diye bir iddiam olmadı. Tabii ki çok değerli antrenörler var ama şunu söyleyebilirim, sonuçlara bakıldığında son beş yılda en çok final oynayıp şampiyon olan antrenör benim. Tabii ki çok değerli hocalarımız ve antrenörler var, aynı durum Türkiye için de geçerli. Çok değerli hocalarımız, abilerimiz ve büyüklerimiz var. Benim burada en iyisi olmak gibi bir çabam yok, benim en büyük çabam çalıştığım kulüpleri en iyi noktalara getirebilmek. Tarih sayfalarında günü geldiğinde o başarıların yazılı olması. Bence ‘tarihin en iyi antrenörü şu, tarihin en iyi antrenörü X’ gibi şeyler çok önemli değil. Çok değerli antrenörlerimiz var, Yalçin (Granit), Mehmet (Baturalp), Aydan (Siyavuş) gibi değerli abilerimiz var. Türkiye’de bu işe çok emek harcayan ve hakikaten basketbol antrenörlüğünü çok iyi bilen arkadaşlarımız var. Ben bu işi yurt dışına taşıyıp bir ışık olmayı başarabildim. Genç arkadaşlarımızın da çok kolay olmasa bile bu ışıktan faydalanıp bu işi yapabileceklerini düşünüyorum. Bunların içinde tabii oğlum Sarp’ı da başka bir noktaya koyuyorum, onun da ileride çok büyük bir antrenör olma hayali var. İnşallah bu hayalini gerçekleştirebilir.”

Ergin Ataman, Basketbol Süper Ligi’nde 4+3 olarak değişen yabancı kuralına değindi:

U20 A Milli Kadın Basket Takımı, Finlandiya'yı devirdi U20 A Milli Kadın Basket Takımı, Finlandiya'yı devirdi

“Şimdi kurallar değişebilir, geçmişte 3+2 kuralı vardı. Sonra altı, sonrasında da beş yabancı kuralı oldu. Benim için milli takım hocası olarak önemli olan şey, bir Türk oyuncunun devamlı olarak süre alacak olması. Bunun milli takımdaki oyuncu havuzumuzu genişleteceğini düşünüyorum. Özellikle Anadolu kulüplerimizde yerli oyuncularımızın sorumluluk aldıkları dakikalar çok azdı, hep yabancı oyuncular sorumluluk alıyorlardı. Bu yüzden ben sahada sürekli bir yerli oyuncunun kalacak olmasını değerli buluyorum. Onun dışında evet, yabancı sayısı artmış gibi gözüküyor ama bu bir tarafta da Türk oyuncuların bazı kulüplerde toplanıp sadece idman oyuncusu olup bir arada toplanmalarını da azaltabilir. Yabancılar kendi aralarında değişsinler ama Türk oyuncular oynasınlar, en büyük hedefimiz bu. Ben bu konuda TBF’nin almış aldığı kararı destekliyorum. Tabii herkesin farklı düşüncesi olabilir, belki bu durum farklı bir paylaşımla tüm kademelere danışılarak alınsa daha iyi olurdu. Çok değerli antrenörlerimiz var, antrenörler birliği var. Herkesin görüşü alınarak bu karar alınabilirdi. Yine de ben şu an geri adım atmayacağım, benim bundan 3-4 yıl önceki görüşüm bu şekildeydi. Hatta ben ‘4+4 olsun’ diyordum. Yani ‘sekiz yabancı olsun, onlar kendi aralarında değişsinler’ diyordum. Yine de mutlaka sahada bir Türk oyuncu olmalı, bu oyuncular zaten Avrupa kupalarında oynayamıyorlar. Oynatamıyoruz çünkü o kapasitede değiller, o kapasitedeki oyuncularımızın çoğu NBA’de oynuyorlar. Dolayısıyla az dakika alabiliyorlar ama en azından Türkiye Ligi’ndeki rekabette Türk oyuncularımız daha fazla sorumluluk alsın. Tabii ben Anadolu Efes‘te çalışırken hep ‘en iyi Türk oyuncular bende olsun’ istiyordum, bir sakatlık olduğu zaman onları oynatırım diye düşünüyordum. TBF bu durumu biraz sınırlamış oldu, artık en iyi Türk oyuncuları toplamanız için bir gerekçe yok. Bırakalım bazı genç, iyi oyuncular gidip Anadolu kulüplerinde şanslarını kullansınlar. Oralarda gidip 25-30 dakika oynasınlar. O açıdan ben açıkçası yeni yabancı kuralını destekliyorum, bunun milli takımımız için faydalı olacağını düşünüyorum. Tabii sonuçları göreceğiz, geçmişte 3+2 kuralının milli takıma çok ciddi faydası oldu. Yine de artık iyice globalleşen bir Avrupa basketbolunda bunu sürdürmek çok zordu. Birçok ülkede altı yabancı oynuyor, hatta Avrupa Birliği vatandaşları da yerli statüsünde sayılıyor. Böyle bir kural da var. Yeni sezonda ciddi bir yerli oyuncu havuzu olacak, bunların içinden en az 30 tanesi de minimum 20 dakika süre alacaklar. Bu durum A Milli Takımımıza ciddi bir katkı sağlayacaktır. Bu konuda görüş ayrılıkları var, yine de bu yabancı kuralı konusunda her branşta görüş ayrılıkları oluyor. Dolayısıyla her görüşe saygı duymak gerekiyor.”

Ataman, son olarak Sasha Vezenkov’un menajerinin ‘Panathinaikos ile görüştük’ söylemi hakkında konuştu:

“Yani ben şöyle söyleyeyim, Vezenkov’un ne kadar büyük bir oyuncu olduğunu tüm Avrupa biliyor. Vezenkov bugün EuroLeague’e dönme kararı alsa 18 takımın hepsinden teklif alır. Vezenkov’un menajerinin söylediği şeyi ben tuhaf görmüyorum, tabii menajerlerin sürekli çıkıp tüm kulüplerden teklif almaya çalışmalarını da açıkçası hoş bulmuyorum. Kendi işleri açısından belki doğru olabilir ama kamuoyuna çıkıp ‘Panathinaikos bize teklif yaptı’ demelerine gerek yok. O zaman ben de senin kendi oyuncunu teklif ettiğin kulüpleri biliyorum, yani şimdi ben de çıkıp onları mı açıklayayım?  Yani Avrupa’daki tüm büyük kulüplere böyle bir teklif sunuluyor. Burada önemli olan şey şu, Sasha Vezenkov Avrupa’ya dönecek mi? Buna kendisi karar verecek. İkincisi de hangi kulüpte, hangi tarzda basketbol oynamak istiyor? Buradaki kararı önemli olacak. Biz resmi bir teklif yapmadık ama konuşuluyor, herkes herkesle konuşuyor. Bence bu çok doğal bir şey. Dediğim gibi şu an sorsanız Vezenkov, menajeri tarafından Avrupa’daki birçok büyük kulübe teklif edilmiştir. Burada önemli olan oyuncunun kararı.”

Editör: Arda Erden